Saç Nedir, Saçın Yapısı Nasıldır?
Aslında çoğumuzun düşündüğü gibi canlı değildir saçlarımız. Saç derimizin hemen altında bulunan foliküller (kesecikler) ise canlıdır. Bu foliküller kan ve folikül içindeki yağ bezleri tarafından beslenmektedir.
Saçlarımızın sağlığı aslında genel sağlığımızın yerinde olmasına da bağlıdır. İyi beslenememe saç dökülmesinin önemli sebeplerinden biridir. Bu yüzden vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinin düzenli olarak alınmasının önemi büyüktür. Ayrıca, vücudumuzda ki herhangi bir hastalıkda saç sağlığımızı yakından ilgilendirmektedir. Başımızda, kişideki saç sıklığına bağlı olarak 100 ila 150 bin arasında saç folikülü bulunmaktadır. Bu foliküllerden çıkan saçlar yaklaşık 18 ila 24 ay boyunca, aynı kökten gelen bir başka tele yer vermek üzere dökülmeden önceye kadar uzamaktadır.
Günde 100 saç teline kadar dökülme normal kabul edilmektedir. Bir saç teli üç ana ögeden oluşmaktadır. Bunlar Kütikül, Korteks ve Medulla'dır. Saçın dış tabakası ve saçı koruyan bölümdür Kütikül. Orta tabakayı korteks ve iç tabakayıda medulla oluşturur. Saç teli üç ögeden oluşsada, ağırlık kortekstedir. Saça rengini veren melanin pigmenti korteksde bulunmaktadır. Yeterli ölçüde melanin üretilemediğinde beyazlaşma başlar. Bu yüzden beyazlaşmanın kesinlikle dökülme ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Aynı şekilde saç şeklinin de dökülme ile bir ilintisi bulunmamaktadır. Saça şeklini veren korteksin şeklidir. Pek çok uzvumuzda olduğu gibi genetik faktör saçlarımız içinde geçerlidir. Örneğin bir bayan yada erkeğin saçlarının kıvırcık saç yada düz saç olması da buna bağlıdır.
Erkek ve Bayanlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri
Pek çoğumuz erkek tipi kellik ile testosteronun ilişkili olduğu düşünür. Aslında testosteronun tek başına saç dökülmesine sebep olmadığı bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.
Erkeklik hormonu olarak bilinen testosterenin Alfa-5 redüktaz adlı enzimin, testostereni etkileyerek kötü kolesterol olarak bilenen DHT ( dihydroxytestesteron) üretmesi sonucunda saç dökülmesi dediğimiz süreç yaşanır.
Testosteren seviyesi kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, testosteren seviyesinin kendisi değil, üretilen DHT'dir. Çünkü saç köklerimiz DHT'ye karşı son derece duyarlıdır. Kadınlarda DHT üretimi erkeklere göre daha azdır ama kadınlara mahsus saç dökülmesine sebep olabilir.
Saç dökülmesine sebep olan diğer nedenler arasında tiroid hastalıkları, şeker hastalığı, çinko ve demir eksikliği, stres, vücudu aşırı zorlayan diyetler, böbrek ve karaciğer hastalıkları sayılabilir.
Kadınlarda görülen saç dökülmesinde ise gebelik, yumurtalıkda oluşan kistler, hormonal bozukluklar başlıca sebepler arasında gösterilebilir.
Ancak unutmamak gerekir ki, günde 100 saç teline kadar dökülme normaldir.
Saç Dökülmesi Normal mi?
Çoğumuzun için doğal olarak saç dökülmesi bir kabus gibidir. Bazılarımız erkek kuaförlerinde kulaktan dolma şeylerle çare ararız. Oysa çoğu berber veya kuaför saç dökülmesi konusunda bilgisizdir. Sonuçta bu konu, doğal olarak tıbbın araştırma alanına girmektedir ve kesinlikle uzmanlık gerektirir.
Bazılarımız da, saç dökülmesi konusunda saç bakım ürünlerine güvenmektedir. Dıştan yapılan bakım saçın canlı ve parlak görünmesine fayda sağlıyabilir ancak saç dökülmesi konusunda tedavi edici değildir.
Saç bakımı denildiğinde, bunun beslenmemizden ve genel sağlığımızdan geçtiğinin unutulmaması gerekir.
Uzun saç için, bakımının zor olduğu ve dökülmeye yol açtığından bahsedilir. Saçlarımız ayda yaklaşık 1,5 ile 1,7 cm arasında uzamaktadır. Bu uzama süreci, periodik olarak (yaklaşık 1,5 yıl) devam etmekte ve sonra yeni gelen saçlarla devam etmektedir. Dolayısıyla saç kesimi, saç renkleri, şekilleri gibi, uzun saçında dökülmeye sebep olduğu düşünceside yanlıştır. Yanlız şunu belirtmekte fayda var ki, önemli olan saçlarımızın dökülmesi değil, dökülen saçlarımızın yerine yenilerinin gelmesi önemlidir. Kellik dediğimiz kavram işte dökülen saçların yerine gelmemesi sonucunda başlamaktadır.
Saç Bakımı
Saçımızın Sağlık ve Bakımı
Temel olarak sağlıklı saçlara sahip olabilmek için söylenebilecek en önemli şey, saçlarımızın saç kökleri vasıtasıyla ve kan ile beslendiği gerçeğidir. Bu sebeple, dengeli beslenmemizin saçlarımızın sağlığı açısından ilk sırada geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çoğu insanın inandığının tersine, canlı, dikkat çekici güzellikte saçlara sahip olabilmek için, dengeli beslenme, dış bakım ürünlerinden çok daha fazla önem arzetmektedir. Beslenmenin sağlıklı saçlar için önemli olduğu kadar, saçlarımızın sağlıklı olmasını engelleyen faktörlere de dikkat etmek gereklidir. Bunların başında sıgara kullanımını sayabiliriz.
Sıgara kullanımı, dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek, vücuda ve dolayısıyla saç köklerine yeterli kan akışını sekteye uğratmaktadır. Saç sağlığımızı olumsuz etkileyen diğer faktörler olarak, hormonal problemler, olumsuz hava şartları, saç temizliğinde (banyoda) kullanılan suyun aşırı klorlu oluşu, guatr hastalığı, uyku düzenindeki bozukluklar, aşırı stresi sayabiliriz. Saçlarımızın beslenmesini sadece kanımız yoluyla gerçekleştirdiğine göre, bu konudaki bir problem, saç sağlığını direkt olarak olumsuz etkileyecektir. Saç sağlığımızı ( hatta bütün sağlığımızı) olumsuz etkileyen bir başka faktörde, bilinçsiz uygulanan diyetlerdir.
Eğer bir diyet uygulanacaksa, bunun mutlak suretle bilinçli bir şekilde ve bir hekimin görüşü alınarak yapılması uygun olacaktır. Bilinçsiz yapılan diyetler, vücutta ciddi vitamin ve mineral eksikliğine yol açabilir. Kadınların vücut yapıları, menstruasyon, emzirme gibi durumlarla, erkek vücuduna oranla daha hassas bir yapıdadır ve bahsedilen biyolojik farklılıklarla, daha fazla vitamin ve mineral gereksinimi duyabilir. Yapılan araştırmalara göre, günümüzde, kadınların çoğunda(yaklaşık % 50), büyük oranda demir eksikliği görüldüğünü bilmekteyiz. Sağlıklı ve ışıl ışıl saçlara sahip olabilmemiz için, yeterli vitamin, mineral ve diğer besin ögelerini düzenli ve yeterli oranda almamız şarttır. Eğer doğal yollarla bu besin ögelerini yeterli miktarda alamamamız durumunda, bir doktorun tavsiye edeceği şekilde vitamin tabletlerle vücudumuzun ihtiyaçlarını karşılayabiliriz.
Lütfen ortalama olarak, 100 saç teline kadar dökülmenin normal kabul edildiği unutmayın!
Kuru Saçlar
Saçlarımızın bütünü canlı mı? Birçok kişinin evet yanıtını vereceği bu sorunun cevabı aslında hayırdır. Saçlarımızın canlı olan kısmı sadece kök kısımlarıdır. Yine çoğu insanın düşündüğünün aksine, saçlar uçtan değil kökten büyürler. Yukarda saydığımız saç sağlığımız için yapabileceğimiz şeyler, genel olarak işte bu kök kısmı içindir. Ama doğal olarak hepimiz, saçımızın görünen, yani uzamış kısımları ile ilgileniriz. Peki bunun için ne yapabiliriz? Saçlarımız neden cansız, mat ve elastikiyetini kaybetmiş görünür? Genel olarak bunların sebebi, saç tellerimizin yeterince nemli olmaması veya nem dengesini koruyamamasıdır. Hava koşulları, fön uygulaması gibi sebeplerden dolayı saç tellerimiz nem kaybetmektedir. Nem kaybeden saçlar, donuk bir görüme sahip olurlar ve kırılmaya yatkın ve dayanıksızdırlar.
Saçlarımızı yıkayıp, kuruladıktan sonra doğal bir biçimde kuruması için beklemek, saç sağlığı için yapılabilecek doğrulardandır. Fön makinesi ile gerçekleştirilen kurutma işlemi, saçın sahip olduğu nemi hızla alarak kurumasına ve saç tellerinde nem dengesizliğine sebep oluyor. Aşırı kurumuş ve yeterli neme sahip olmayan saçlar canlı görüntüsünden uzaklaşıp, donuk bir görünüme sahip oluyor. Kuru saç telinin sert bir yapısı vardır. Bu tip saç telleri yıpranmaya açıktır ve özen gösterilmediği takdirde kolayca kopabilir. Uçlarında kırıklar oluşur. Kuru saç tipi için saç kremi uygulaması doğru olacaktır. Tarak seçimi için en doğrusu seyrek dişli tarakların tercih edilmesi gerekir. Bu tip saçlara sahip kişilerin, minimum 3 günde bir kez yıkamaları, saç sağlıkları için büyük önem taşır.
Yağlı ve Kepekli Saçlar
Bir iş toplantısına katılacağız, veya önemli bir randevumuz var. Ancak ceketimizin üzerinde kepek var. Saç derimizi sık sık kaşıma ihtiyacı duyuyoruz. Ufak bir problem olarak görülsede, kepek problemi oldukca can sıkıcıdır. Peki kepek sorunu nasıl ortaya çıkar? Cildimiz düzenli olarak yenilenmektedir. Ölü hücreler atılır ve yerine yenileri gelir. Çoğu kişi tarafından, kökeni bir saç problemi olduğu sanılan kepek, aslında bir cilt problemidir. Cildimizin diğer yerlerinde olduğu gibi, kafa derimizde de hücrelerimiz yenilenmektedir. Kepek sorunu, işte işte esnada oluşur. Ölü deri hücreleri, kuruyarak atılır. Kepek sorunu kaşıntı vererek rahatsızlık oluşturan bir deri problemi olduğu kadar, aynı zamanda bir estetik problemidir de. Kepek problemine yol açan faktörler olarak, hormonal problemler, saç temizliğinin yeterli yapılmaması, aşırı terleme, saç için uygun olmayan şampuanların kullanılması, stres, uyku düzeninin bozulması, saç ile ilgili kozmetik ürünlerinin (jöle, saç spreyi gibi) yanlış kullanılması olarak sayabiliriz. Eğer kepek probleminiz varsa, çözümün piyasadan alacağınız kepek önleyici şampuanları düzenli olarak kullanmaktan geçtiğinin bilincinde olmalısınız. Donuk ve cansız görünen yağlı saçlara sahip olmakda hiçbirimiz istemeyeceği bir durumdur. Yağlı saçlara sahipseniz, saç sağlığınız açısından, saçlarınızı gün aşırı yağlı saçlar için özel olarak üretilmiş bir şampuanla yıkamanız büyük önem taşımaktadır. Yıkama işlemi sırasında su sıcaklığının fazla olmamasına özen göstermeniz iyi bir yaklaşım olacaktır. Durulama işlemi yağlı saçlarda özenle yapılmalıdır.
Saç Bakımı Yaparken Herşeyden önce saçlarınızı düzenli bir şekilde ve uygun bir şampuanla yıkamaya özen gösterin. Saçlarınızı çok sık yıkamak, saç sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Şampuan seçerken mutlaka saç tipinize uygun olanı seçin. Fazla köpüren şampuanların iyi bir şampuan olduğu görüşü yanlıştır. Kullandığınız tarak ve fırçaların hijyeni, saç sağlığınız için oldukca önemlidir. Saçlarımızın bulunduğu deri, vücudumuzun diğer yerlerindeki deri ile asit oranı açısından farklıdır. Bu yüzden kesinlikle klasik sabunları saç temizliği için kullanmayınız. Saçınızı fırçalarken daima içten dışarı doğru hareketlerle fırçalamaya özen gösterin. Saçınıza boya uygulaması yapacaksanız, uygulamayı bütün saçınıza yapmadan önce, boyayı saçınızın bir kısmında deneyerek fikir sahibi olabilirsiniz. Güneş ışınlarının saç üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için, tatil öncesi (yaz ayları) boya ve diğer kozmetik uygulamalarını erteleyin. Deniz suyu ve havuz sularının olumsuz etkilerini en aza indirmek için, saçınızı mutlaka çok iyi durulayın.
Kaynak Yazarı: Hakan Başbuğ sac-dokulmesi.gen.tr |